Makaleler

 

Krizde Maliyetleri Azaltmak İçin



17
Şubat
2017
Krizde Maliyetleri Azaltmak İçin

Krizin Yarattığı Durgunluk Döneminde

MALİYETLERİ AZALTMAK,

KALİTEYİ, VERİMLİLİĞİ VE PERFORMANSI ARTIRMAK

VE REKABET AVANTAJI YAKALAMAK İÇİN…

 

Tek bir pazar haline dönüşen dünya ticaretinde, yaşanan ekonomik krizler de küresel nitelik kazanmış durumda. Rekabet gücümüzün yüksekliğinin, “Kuruluşumuzdaki iş akışının önemli ölçüde kesilmesine neden olan ve işin devamlılığı üzerinde olumsuz etkiler yaratan olay veya olaylar zinciri “olarak tanımlayabileceğimiz krizli durumlarla başa çıkma becerimize bağlı oluşu, her geçen gün daha çok hissediliyor. Bundan doğal olarak etkilenen kuruluşlar da, hayatta kalabilmek için, felsefelerinde, stratejilerinde ve giderek kültürlerinde ciddi bir değişim yaşamak zorunda kalıyor. 

 

İş temposunun yoğun olduğu dönemlerde pek çok zaman rutin işlerimizin çokluğundan ve asıl yapmamız gereken işlere zaman ayıramadığımızdan yakınırız. Gerek insangücünün, sermaye, hammadde ve enerji kaynaklarının yönetimindeki, gerekse pazarlama, üretim ve satış sonrası hizmet süreçlerindeki verimsizlikler, performans düşüklüğü ve maliyetleri artıran katma değer yaratmayan faaliyetlerle birlikte yaşamak zorunda hissederiz kendimizi. Ya da geçici çözümlerle kıyafetlerimize yama yaparız. Çünkü bu yoğun dönemlerde bu problemlerin kökten çözümü için ne yazık ki yeterli zamanımız yoktur.

 

Oysa “ Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir” sözü yıllardır dilimizden düşmez. Değişimin gerçekliğini ve değişmemiz gerektiğini kabul ederiz ama planlı değişmek için uygun zamanı bir türlü bulamayız. Ya da böylesi kriz dönemlerinde biz bir şey yapmadan oturup beklerken, kriz ertesinde piyasa yeniden hareketlendiğinde, rakiplerimizin değişerek, gelişerek ve fark yaratarak önümüze geçtiklerini fark ederiz. Oysa geleceğimizi yönetmek, bu hız trenine yetişmek ve düşlerimizi gerçek kılabilmek mümkün; tabii işletme körlüğüne düşmediğimiz sürece. İç ve dış uzmanlardan alacağımız destekle, algı kanallarımızı açarak objektif vedoğru analizler yaptığımız sürece, doğru kararlar alabildiğimiz ve bu kararları yaşama geçirebildiğimiz sürece…

 

Peki bilinçli ve planlı değişim için hangi adımları atmak gerekir?

 

Örneğin katma değer yaratmamızı sağlayan ve kuruluşu geleceğe taşıyabilecek en önemli kaynak elbette ortak hedeflere doğru yönelmiş, gerekli yetkinliğe sahip ve motive olmuş İNSAN KAYNAĞIdır.  İnsan kaynağını ortak hedefe yönlendirebilmek için de tanımlanmış ortak hedeflerin olması gerekir. Hedefi bulunmayan işletmeler, dümensiz gemilere benzetilir. Hedeflerimizi belirleyebilmek için de gerek kurum olarak kendimizi, gerekse çevremizi ve içinde bulunduğumuz koşulları çok iyi analiz edip tanımamız gerekir. Belirgin bir hedef tanımlı ise, bu kez hedefe yönelik bir strateji mutlaka bulunmalıdır. Önemli olan stratejik yönelimlerde işletmenin önünü görmesini engelleyen konjonktürel belirsizliklere karşı verilen kararlar ve girilen risklerdir. Ancak bir yanda kurumlarda ölçek büyüdükçe paradigma birliği giderek kaybolmakta, diğer yanda kriz dönemlerinde yaşanan küçülme, işten çıkarma v.b. durumlar çalışanların motivasyonunu kırmakta, dolayısıyla ortak hedefe yönlendirmede zorluklar yaşanmasına neden olmaktadır. Tüm bunlara karşın değişimin hızı reaksiyon süresinin de hızlı olmasını mecburiyet olarak tüm kuruluşların önüne koymaktadır. Bu nedenle krizlerin etkili biçimde yönetilebilmesi için, kuruluşlarda ivedilikle kriz dönemi ve sonrasına yönelik olarak net hedefler oluşturulup, çalışanların bu hedeflere toplu olarak yönlendirilmesi, bu hedefleri gerçekleştirmeyi sağlayacak stratejilerin geliştirilmesi, çalışanlara ve yöneticilere gerekli yetkinliklerin kazandırılması ve motivasyonu artırıcı önlemler alınması çok büyük önem kazanmaktadır.

 

Öte yandan işletmelerde katma değer yaratmaya yardımcı olan ögelerden biri de SÜREÇLERdir. Süreçler, girdileri çıktılara dönüştüren sistemlerin ana unsurunu oluşturur. Böylece çalışanlar bir anlamda, üzerinde çalıştıkları süreci yönetmektedirler. Her iş bir süreç sonucu gerçekleştirildiğine göre, süreç yönetimi, katma değer üretiminin ve işletme performansının en önemli kriterlerinden birini oluşturur. İşletmelerde savurganlıklar da mikro düzeyde, küçük operasyonel işlemlerde oluşmaktadır. Bu nedenle işletmelerin üretim süreçlerinin en alt birimlerde denetim altında tutulması, gerek maliyetlerin azaltılabilmesi gerekse de kalitenin güvence altına alınabilmesi için kaçınılmaz bir zorunluluktur.

 

Gelin bu krizi etkili yöneten, bilinçli ve planlı olarak değişen, gerek insan kaynağını gerekse süreçlerini geliştirerek ve fark yaratarak rakiplerinin önüne geçen SİZ olun. Gelin krizin yarattığı bu durgunluk dönemini, şirketinizdeki katma değer yaratmayan faaliyetleri yok etme yoluyla MALİYETLERİNİZİ ve ÜRETİM SÜRENİZİ AZALTMAK, KALİTENİZİ, VERİMLİLİĞİNİZİ VE PERFORMANSINIZI ARTIRMAK, böylelikle bu süreci kendinizi ve şirketinizi GELİŞTİREREK bir rekabet avantajına dönüştürmek için kullanın. Gelin bu belirsizlik ortamını birlikte analiz edip değerlendirelim; uzman danışman kadromuzla birlikte gerek kriz sürecine gerekse kriz sonrasına yönelik olarak şirketinizin performansını artırmak ve bu krizde fark yaratıp öne çıkanın SİZ olmanızı sağlayacak yeni açılımlar geliştirelim.

 

Birlikte keyifli, verimli ve yaratıcı paylaşımlarda buluşmak üzere…

  

Ayşe Demirbaş

Eğitim, İletişim ve Performans Yönetimi Danışmanı



      4115