...


PROBLEM COZME VE İLETİŞİM BECERİLERİMİ GELİŞTİRİYORUM. www.poet.com.tr

 

Çok Boyutlu Düşünme Becerileri

 

 
NEDEN ÇOK BOYUTLU DÜŞÜNMEK?
 
“Zekanın ölçüsü, gerektiğinde düşüncelerini değiştirebilmekte yatar.”
 
                                                                                                                Albert Einstein
 
Son zamanlarda çalışanlardan bir problemle karşılaştıklarında en sık duyduğumuz cümle: “Yapacak bir şey yok”. Bu cümleyi dile getirdiğimizde de algımızı kapatıyor, sorun karşısında kitleniyor ve çözümleri göremiyoruz. Oysa düşünme biçimimizi değiştirdiğimizde her zaman farklı bir yol bulma olanağı vardır elbette.
 
İnsanlığın gelişimini borçlu olduğu neredeyse tek gerçek vardır: Farklı olanı arama merakı.
 
Çünkü gelişim, bir şeyin daha iyisinin olabileceğinin farkında olmayı, bunun nasıl olabileceğini merak etmeyi ve üzerinde düşünmeyi gerektirir. Öyleyse çoğunluk ile aynı düşünen insanlar ve toplumlar, düşünmüyor, üretmiyor, gelişmiyor demektir.
 
İnsanların ve toplumların geleceğini, aldıkları kararlar belirler. Bilim, insan beyninin, yüzde altmış oranında gördükleri ile karar verdiğini ileri sürmektedir. Öyleyse düşünce üretiminde en büyük kaynak gözümüzün gördüğüdür. O halde daha etkili kararlar verebilmek için görüşümüzü genişletmek, daha fazlasını görebilmek ve hatta görünenin dışında kalanları da görebilmek önemli bir beceri haline gelmektedir. Bu da ancak çok boyutlu bakabilmek, çok boyutlu düşünebilmekle mümkündür.
 
İnsanlığın gelişimine katkıda bulunan üstün yaratıcılığa sahip insanlar;
 
* Ortada olan ama kimsenin göremediğini görürler,
 
* Çünkü çok iyi gözlem yaparlar,
 
* Bunun için de odaklanmış bir beynin, hatta transa girmenin değerini bilirler,
 
* Görebilmek için çok farklı düşünce tarzlarını kullanabilir, farklı bakış açılarından bakabilirler,
 
* Meraklıdırlar ve çok sorgularlar,
 
* Yeni deneyimler ve değişik duygular yaşamaktan hoşlanırlar, bu da yaratıcı üretkenliği artıran önemli derecede öngörü kazanmalarını sağlar,
 
* Risk alırlar,
 
* Ve zorluklardan yılmaz, başarısızlıktan korkmazlar.
 
İşte bu programda, “Yaradılış Destanı” ndan üstün güçlere sahip kahramanların eşlik ettiği oyunun içindeki oyunlarla, beynimizin kapasitesini daha çok kullanabilme, bu amaçla çok boyutlu düşünme becerilerimizi geliştireceğiz.
 
Öğrenme hedeflerimiz
 
Oyun içinde oyunlardan oluşan ve katılımcıların tüm duyularını harekete geçiren aktiviteler zincirinde, katılımcılar takımlar halinde zamanla yarışarak;
 
* hedef odaklı çalışma,
 
* dikkat ve odaklanma,
 
* kaynakları etkili yönetme,
 
* planlama yapma
 
aynı zamanda
 
* kaos (belirsizlik) yönetimi,
 
* stres yönetimi / zorluklarla başa çıkma,
 
* yaratıcı düşünme (yeni, farklı, orijinal, özgün, alternatifli düşünme ve ürünler ortaya koyma),
 
* lateral düşünme (sorunlara farklı yönlerden bakabilmeyi ve geniş düşünebilmeyi amaçlayan düşünme biçimidir. Lateral düşünce, klasik düşünce kalıplarının dışına çıkmaktır. Herkesin sahip olduğu verileri farklı şekillerde işleyip ayrıcalıklı sonuçlar çıkarmaktır.),
 
* bütünleştirici düşünme (Bir problemin alt problemlere ayrıldığı durumlarda birden fazla çözümün birleştirilerek çözümlenmesi işidir),
 
* analitik düşünme (Bir bütündeki her bir parçanın analiz edilerek bütünle/sistemle ilişkilerinin incelendiği düşünce becerisidir)
 
* analojik düşünme (Bir olguyu bir olguya benzetmek aralarında çağrışım kurmak demektir. Bilinen bir kavramdan hareketle bilinmeyenin öğrenilmesi. Özelden Özele Akıl Yürütme)
 
* hipotetik düşünme (Karşılaşılan bir sorunu çözmek için olası çözüm yolları geliştirip bunları belirli bir düzene göre yapmayı sağlayan düşünme sürecidir.
Eğer …. ve …. olursa …. olur şeklinde genel bir cümle yapısıyla ifade edilir. Hipotetik düşünmede sorunun görünen boyutlarının ötesine geçip çözüme ilişkin yollar belirlenmesi söz konusudur.
 
* eleştirel düşünme (Sorgulayan bir yaklaşımla olayları ve durumları ele alma irdeleyici bir bakış açısıyla yorum yapma ve karar verme becerilerini içerir),
 
* hızlı ve etkili karar verme,
 
* refleksif düşünme (Kendini gözlem ve analiz konusu olarak alan öznenin tutumudur. Refleksivite, kendi hakkında, kendi üzerine düşünen, kendisini bir obje gibi ele alıp bakabilen bir öznenin durumunu ifade eder),
 
* yansıtıcı düşünme (Aktif olarak katıldığı eğitim ortamından kendi deneyimleriyle bilgiler edinme, bu bilgileri paylaşma ve yeni etkileşimlerine aktarma, öğrenilenleri bu düşünme becerisi ile yeni durumlarda kullanabilme, geçmiş yaşantılardan ders çıkarma)
 
* takım çalışması ve işbirliği,
 
* iletişim ve müzakere becerilerini
 
* ve duygusal zekalarını geliştireceklerdir.
 
Süre
 
Katılımcıların performansına bağlı olarak 4 - 6 saat
 
Katılımcı Sayısı
 
En az 12 - en çok 20
 
 

Greif - 21 Nisan 2018